Türk bilim insanından koronavirüs tedavisi;

Türk bilim insanından koronavirüs tedavisi

Kıbrıs Türkü Prof. Dr. İbrahim Benter, çözümün aşı geliştirmek ya da virüsün yayılmasını önlemeye çalışmak değil, vücuda girdikten sonra etkisiz hale getirilmesi olduğunu söyledi....

Dünyada paniğe yol açan ve yayılmaya devam edecen koronavirüsün tedavisiyle ilgili bilim insanı Prof. Dr. İbrahim Benter'den ilginç bir tedavi yöntemi önerisi geldi.

 

PROTEİN BASKILAMASI İLE TEDAVİ

Uzun yıllar farmakoloji alanında yurt dışında çalışmalarını sürdüren ve Nobel ödüllü bilim insanları Sir John Vane ile Sir Martin Evans ile çalışma imkanı da bulan Prof. Dr. Benter, Çin'den tüm dünyaya yayılan ve sonunda sınırlarımıza kadar dayanan koronavirüs (Covid-19) salgınına, 90'lı yıllarda hipertansiyon ve diyabet hastalarında kalp damar problemlerinin tedavisi üzerinde çalışırken buldukları bir mekanizmanın çare olabileceğini söyledi.

Prof. Dr. Benter, “90'lı yıllarda Amerika'da Cleveland Clinic Hastanesi'nde yaptığımız bu araştırmada yeni bir mekanizmayı ortaya çıkardık. 'Angiotensin proteini'nin baskılanmasının birçok hastalığa çare olabileceğini gösterdik. Koronavirüs de bu ACE2 proteinine bağlanarak hücreye giriyor. Ben, geçtiğimiz haftalarda verdiğim bir konferansta bu proteinin baskılanmasıyla, virüsün hücreye girişinin önlenebileceği, böylece vücuda zarar veremeyeceğini söylemiştim. Dünyaca ünlü Science dergisinde daha yeni yayınlanan bir makaleye göre, ABD'de University of Texas ve National Institute of Health'ten araştırmacılar benim önerdiğim metot üzerinden çözüm üretmiş. Araştırmacılar, Covid-19'un genom haritası kullanılarak üretilen numuneler üzerine yaptıkları çalışmada koronavirüsün insan hücresine nüfuz etmesini sağlayan 'anahtar' enzimi tespit etti. Araştırmada Covid-19'un SARS'dan bile daha güçlü bir şekilde bu enzime bağlandığı ortaya çıkarıldı. Yani aslında koronavirüsün anahtarı ACE2 proteini. Bu da benim çalışmamı doğruladı aslında" dedi.

 

 

COVID-19'A KAPIYI KİLİTLEYECEK ANAHTAR: ACE2 PROTEİNİ

Prof. Dr. İbrahim Benter, verdiği röportajda şunları söyledi:

“Kıbrıs Türküyüm. Uzun yıllar Amerika'da tıp araştırmaları yaptım. Değişik üniversitelerde çalıştım. Nobel ödülü almış profesörlerle çalışma imkanım oldu. John Vane ve Martin Evans ile. 1991'de Cleveland Clinic Hastanesi'nde başlattığımız bazı çalışmalarla aynı Angiotensin ACE2 sistemi üzerine buluşlarımız oldu. Birçok hastalığa çareler ürettik. Hala da birçok çalışma devam ediyor. Bugün gündem olan virüs, bence çok ciddi bir sorun ve bütün dünyayı tehdit ediyor. Ama alınan tedbirler yeterli değil, virüs yayılmaya devam ediyor. Şu anda tek çare bu virüsün insan vücuduna girdikten sonra zarar vermesini önlemek. Madem ki yayılmasının önüne geçemiyoruz, en azından bir ilaç üretelim ki virüs vücudumuza girdikten sonra zarar veremesin. İşte bizim çalıştığımız ACE2 proteini bu virüslerin hücreye girmesi için bir anahtar rolü oynuyor. Yani bazı virüsler bu proteine bağlanarak hücrenin içerisine giriyor ve hücreye zarar veriyor. Eğer ACE proteinini inhibe edersek yani çalışmasını durdurabilirsek kapıyı kapatmış olacağız ve virüs hücreye giremeyecek, zarar veremeyecek"

 

 

"TÜRKİYE İLE İŞBİRLİĞİ YAPARSAK KISA SÜREDE BİR ÇÖZÜM ÜRETEBİLİRİZ"

Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca'nın KKTC ziyareti sırasında kendisiyle de görüştüğünü anlatan Prof. Dr. Benter, sözlerini şöyle noktaladı:

“Kendisiyle yaptığımız görüşmelerde bu çalışmalara başlarsak bir netice alabileceğimizi ümit ettiğimi söyledim. Türkiye'de araştırma yapmak için çok olanak var. Ben ümit ediyorum ki ciddi çalışmalar yapılırsa kısa zamanda inşallah bir çözüm üretebiliriz. Şu ana kadar yapılan çalışmalar, yaklaşımlar kesinlikle yetersiz kalıyor. Virüsün yayılması önlenemiyor, zaman içerisinde daha da hızlı yayılacak gibi görünüyor. Diğer taraftan aşı çalışmaları da yetersiz kalıyor ve büyük ihtimalle uzun zaman alacak. Zaten bir aşı üretilene kadar virüs kendini değiştiriyor ve aşı da yetersiz kalıyor. Dünya Sağlık Örgütü ne yazık ki çok yetersiz kaldı. Çünkü koronavirüsün ne kadar ciddi bir problem olduğunu daha yeni aldılar. Biz daha önce yaptığımız çalışmalarda bu kapıyı kapatabileceğimiz, bu proteini durdurabileceğimizi gösterdik. Tek çare şu anda aynı mekanizmayı koronavirüs için de gerçekleştirmek."

 

 

Kaynak:

İlgili Konular :
İlgili Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
0 Yorum